April 28, 2013 · standartlar ·

Standartlar, guidelinelar ve best practiseler

Yazılım firmaları her ne kadar hizmet/çözüm sağlıyor olsalar dahi, sektör olarak somut çıktımız yalnızca kod üretiminden ibaret. Bu üretim süreci boyunca code review’ından, configuration management’ına kadar bir dizi araç kullanıyoruz.

Ben kişisel bir tercih olarak Crucible gibi araçlardan aldığım yardımın yanısıra iki haftada bir üretilen kodu hardcopy olarak inceliyorum. Ekip arkadaşlarımın ve açık kaynak olarak elime ulaşan bu kodları incelemek beni bir anlamda eğitiyor.

Bu sürekli eğitim sürecinin bana öğrettikleri arasında önemli bir payı şu çıkarım oluşturuyor:

meydana gelmekte.

Bu nedenle genel kanının aksine yazılım hatalarının dikkatsizlikten değil, araştırma ve eğitim eksikliğinden kaynaklandığını düşünmekteyim.

Eğitim aldığım iki farklı üniversitenin yazılım bölümlerinin çatısı altında standartların anlatıldığına ve öneminin vurgulandığına denk gelmemiş olmam basit bir rastlantı olmamalı.

Mevcut durum hakkında elbette derin study case'ler yapılarak incelemek daha doğru olur fakat ben burada kendi perspektifimden yorumlarımı paylaşarak da bir noktaya dikkat çekebileceğimi düşündüm.

Öncelikle yukarıda kullandığım kavramlar arasındaki farkları açıklamak gerekirse:

Standart, özellikle platformlar ve kültürler arası iletişimler – aktarımlar için kullanılır. Örneğin Unicode standartı sayesinde bugün Facebook gibi bir platformda kril alfabesiyle yazılmış bir yazıyı ekranımızda okuyabiliyoruz. Unicode’dan önce browser’ın dil ayarlarından bir kaç ayar değişikliği yapmamız gerekirdi, bunun sonucunda da artık alfabemizde kullandığımız “ğüşöçı” gibi karakterleri görememeye başlayacaktık. Kısacası siz unicode gibi bir standartı yazılım içerisinde kullanmadığınızda yazdığınız iletişim formu japonca destek sayfası olan bir firma tarafından kullanılamayacak.

Guideline ise bu kadar geniş çaplı bir mesele değil, bulunduğunuz ekipçe proje başlarken gerek requirementlara gerekse keyfinize göre karar verebileceğiniz bir dizi kurallar bütünü. Kod yazım kurallarından tutun, veritabanında her kaydın ne zaman değiştirildiğine dair bir field kullanıp kullanmayacağınıza yönelik kararlardan bahsediyorum.

Best practise’i ise bir işi yapmanın en doğru yolu olarak özetleyebilirim. Tüm kullanıcıları veritabanından liste olarak çektiniz, bu kullanıcıların her birinin aynı zamnada kaç yorumda bulunduğunu yazmak istiyorsunuz fakat veritabanı veya veri depo yapınız basit bir JOIN ile işinizi görmeyecek şekilde tasarlanmış. 20 kullanıcının listelendiği döngüde 20 kere ayrı sorgu yapmaktansa olayın en başında 20 kullanıcının kimlik bilgilerini alıp, bu bilgilerle tek bir seferde yorumları çekip kullanıcılara pay etmek çoğu zaman best practise’dir.

Benim naçizane görüşüm çalışmalarımızda bu kavramlarla "aşina" olmak yaptığımız işin kalitesini yükseltecektir.

  • LinkedIn
  • Tumblr
  • Reddit
  • Pocket
Comments powered by Disqus